Home Zeytinyağı Türkiye’de Zeytin ve Zeytinyağı Piyasası: Rekolte Artışı, Fiyat Baskısı ve Avrupa’da Yeni...

Türkiye’de Zeytin ve Zeytinyağı Piyasası: Rekolte Artışı, Fiyat Baskısı ve Avrupa’da Yeni Rekabet Dönemi

0

Türkiye zeytinyağı sektörü, yeni hasat sezonuna üretim beklentileri, iç piyasadaki yüksek fiyatlar ve Avrupa’da değişen arz dengesiyle giriyor. İspanya’da 2026/27 sezonu için güçlü bir üretim beklentisinin açıklanması, uluslararası fiyatların aşağı yönlü seyri ve Türkiye’deki maliyet baskısı, sektörün önündeki temel gündem maddelerini oluşturuyor.

Burada kritik nokta yalnızca ne kadar zeytin veya zeytinyağı üretileceği değil; bu üretimin hangi maliyetle gerçekleştirileceği, hangi fiyatla satılacağı ve ne kadarının ihracat pazarlarında rekabet edebileceği.

1. Türkiye’de zeytin rekoltesi ve zeytinyağı üretimi

Türkiye’de zeytin üretimi, ağaçların periyodik verim özelliği, iklim koşulları, yağışlar ve hasat dönemindeki randıman nedeniyle yıldan yıla önemli farklılıklar gösterebiliyor. Bu nedenle zeytin rekoltesi ile elde edilecek zeytinyağı miktarını ayrı değerlendirmek gerekiyor.

Uluslararası Zeytin Konseyi (IOC) verilerini aktaran Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı TEPGE’nin 2024 ürün raporunda, Türkiye’nin zeytinyağı üretimi için şu sezonluk değerler yer alıyor:

Hasat sezonuZeytinyağı üretimi
2022/23451 bin ton
2023/24215 bin ton
2024/25450 bin ton tahmin
2024/25505 bin ton, sonradan açıklanan IOC tahmini
2025/26290–310 bin ton civarında beklenti

Kaynaklar: TEPGE Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Raporu, Uluslararası Zeytin Konseyi – Aralık 2025 istatistikleri ve tahminleri, TRT Haber – Türkiye’nin üretim ve tüketim görünümü.

Bu rakamların farklı tarihlerde yayımlanan tahminler olduğu unutulmamalı. Özellikle 2024/25 sezonu için ilk tahmin ile daha sonra açıklanan 505 bin tonluk değer arasındaki fark, rekolte verilerinin güncellenebildiğini gösteriyor.

2025/26 sezonu için 290–310 bin ton aralığında ifade edilen üretim beklentisi ise bir önceki sezonun 505 bin tonluk seviyesine göre belirgin bir düşüşe işaret ediyor.

2026/27 sezonu açısından dikkat edilmesi gereken nokta: Sektörde 450–500 bin ton düzeyinde zeytinyağı üretimi beklentileri dile getiriliyor. Ancak bu rakamı kesinleşmiş resmî rekolte olarak sunmamak gerekiyor; sezonun nihai üretimi, saha tespitleri ve fiilî sıkım verileriyle netleşecek.

2. Türkiye’de zeytinyağı fiyatları: Üretici ne kazanıyor, tüketici ne ödüyor?

Zeytinyağı piyasasında fiyatları doğru yorumlayabilmek için üç ayrı seviyeyi birbirinden ayırmak gerekiyor:

  • Üretici ve ticaret borsası fiyatı: Dökme yağın işlem gördüğü fiyat.
  • Sanayi ve ihracat fiyatı: Kalite, analiz sonuçları, ambalaj, teslimat ve sözleşme koşullarına göre oluşan fiyat.
  • Perakende fiyatı: Tüketicinin ambalajlı ürüne ödediği fiyat.

Ekim 2026 verileri, bu seviyeler arasındaki farkın önemini ortaya koyuyor.

Türkiye’de gözlenen fiyatlar

Ürün / piyasaFiyatTarih ve veri türü
Natürel sızma zeytinyağı270 TL/kgEdremit borsa tescili, 22 Ekim
Natürel sızma zeytinyağı200,46 TL/kgNazilli borsa tescili, 8 Ekim
Ham zeytinyağı189,75 TL/kgGaziantep borsa tescili, 20 Ekim
Natürel sızma zeytinyağı264,64 TL/kgEkim 2026 ağırlıklı aylık ortalama göstergesi
Natürel sızma zeytinyağı442,25 TL/litreEkim ortası sınırlı market örneklemi

Kaynak: Zeytin.NET – Türkiye ve Avrupa zeytinyağı fiyatları, Zeytin.NET – 2026 yılı 42. hafta fiyat bülteni.

Önemli not: Borsa fiyatları, işlem yapılan ürün ve tarihe özgüdür. Market fiyatı ise sınırlı sayıda satış noktasından derlenen bir göstergedir; Türkiye genelindeki tüm satış noktalarını temsil eden resmî ortalama değildir. Borsa tescili ile perakende fiyatı doğrudan karşılaştırılarak kâr marjı hesaplanamaz.

Fiyatlar neden yüksek kalabiliyor?

Türkiye’de zeytinyağının nihai fiyatını yalnızca zeytin maliyeti belirlemiyor. Hasat işçiliği, sıkım, enerji, depolama, finansman, ambalaj, nakliye, dağıtım ve perakende giderleri toplam maliyet üzerinde etkili.

Özellikle üreticinin ürünü hasat döneminde satmasıyla sanayicinin yağı aylarca stokta tutması arasında finansman açısından önemli bir fark bulunuyor. Yüksek faiz ortamında stok taşımak pahalılaştığında, uluslararası ham madde fiyatları gerilese bile bu düşüşün iç piyasaya yansıması gecikebiliyor.

Bununla birlikte, fiyatların yüksek kalmasını yalnızca finansman maliyetine bağlamak da doğru olmaz. Ürünün kalitesi, stokların miktarı, hasadın randımanı, iç talep ve ihracat koşulları da fiyat oluşumunu etkiliyor.

3. Avrupa’da zeytinyağı piyasası: İspanya fiyatları belirliyor

Avrupa piyasasının merkezinde İspanya bulunuyor. Ülkenin üretim hacmi, uluslararası dökme zeytinyağı fiyatlarının yönü üzerinde önemli bir etkiye sahip.

İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığının 1 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı ilk 2026/27 sezonu tahmini, ülkede 1.602.596 ton zeytinyağı üretimi bekliyor. Bu, önceki sezona göre yüzde 23 artış anlamına geliyor. Bakanlık tahminin öncü nitelikte olduğunu ve hava koşullarıyla gerçek yağ randımanına bağlı olarak değişebileceğini belirtiyor.

Kaynak: İspanya Tarım Bakanlığı – 2026/27 zeytinyağı üretim tahmini.

İspanya’da beklenen üretim artışı, Avrupa piyasasında arzın rahatlayabileceğine yönelik beklentileri güçlendiriyor. Ancak üretim tahmininin gerçekleşmesi, stokların seviyesi ve tüketim ile ihracat talebinin seyri fiyatların yönünü belirleyecek.

Avrupa’da natürel sızma zeytinyağı fiyatları

Avrupa Komisyonu verilerinden derlenen 18 Ekim 2026 tarihli üretici fiyatları şu görünümü ortaya koyuyor:

Ülke / bölgeFiyat (€/kg)Yaklaşık TL/kg*
İspanya3,26 €181 TL
İtalya4,75 €264 TL
Portekiz3,45 €192 TL

Kaynak: Avrupa Komisyonu – Zeytinyağı fiyatları ve piyasa verileri, Zeytin.NET – Avrupa üretici fiyatları.

TL karşılıkları yaklaşık 55,67 TL/€ referans kuru üzerinden hesaplanmıştır. Ülkeler arasındaki ürün sınıflandırması, veri tarihi ve fiyat toplama yöntemi farklılıkları nedeniyle bu değerler gösterge niteliğindedir.

İtalya’daki fiyatın İspanya’dan yüksek olması, Avrupa genelinde tek bir fiyat seviyesinin bulunmadığını gösteriyor. Ürün kalitesi, arz koşulları ve yerel piyasa dinamikleri ülke fiyatları arasında fark oluşturuyor.

Ayrıca Avrupa Komisyonunun haftalık üretici fiyatları, market rafındaki ambalajlı zeytinyağının fiyatı değildir. İhracat rekabeti açısından yararlı bir referans sunsa da aynı kalite, teslim şekli ve ticari koşullar karşılaştırılmadan doğrudan fiyat üstünlüğü sonucu çıkarılmamalıdır.

4. Fiyatlardaki gerileme geçici mi, kalıcı mı?

Avrupa piyasasındaki fiyat hareketini değerlendirirken yalnızca son haftanın fiyatına değil, geçen yılın aynı dönemine ve küresel üretim beklentilerine de bakmak gerekiyor.

Avrupa Komisyonu verilerinden derlenen karşılaştırmaya göre, Ekim 2025’in ilk haftasında İspanya’da natürel sızma zeytinyağı üretici fiyatı 4,27 €/kg iken Ekim 2026’nın ilk haftasında 3,43 €/kg seviyesine geriledi. Bu, yıllık bazda yaklaşık yüzde 19,6 düşüş anlamına geliyor.

Kaynak: Zeytin.NET – 2026/27 sezonu fiyat açılışı ve yıllık karşılaştırma.

Uluslararası Zeytin Konseyinin (IOC) Ocak 2026 tarihli değerlendirmesi de küresel arzın 2024/25 sezonunda toparlandığını gösteriyor. Konsey, dünya zeytinyağı üretimini 2024/25 için 3,572 milyon ton, 2025/26 için ise yaklaşık 3,440 milyon ton olarak tahmin etmişti. İkinci rakam, önceki sezona göre yaklaşık yüzde 4 düşüş anlamına geliyor.

Kaynak: IOC – Aralık 2025 istatistikleri ve sezon tahminleri.

Burada önemli bir ayrım var: 2025/26 sezonu için küresel üretimde sınırlı düşüş beklentisi bulunurken, İspanya’nın 2026/27 sezonu için açıkladığı ilk tahmin güçlü bir artışa işaret ediyor. Bunlar farklı sezonlara ait verilerdir ve birbiriyle karıştırılmamalıdır.

Dolayısıyla mevcut fiyat gerilemesini yalnızca üretim fazlasıyla açıklamak doğru olmaz. Önceki sezonlardan kalan stoklar, ithalatçıların alım politikaları, tüketim, döviz hareketleri ve yeni hasat beklentileri birlikte değerlendirilmelidir.

5. Türkiye’nin ihracat rekabeti: Fiyat farkı ne söylüyor?

Türkiye’deki natürel sızma zeytinyağı için Ekim ayında kaydedilen borsa işlemleri ile Avrupa üretici fiyatları arasında dikkat çekici bir fark bulunuyor.

Örneğin 22 Ekim’de Edremit Ticaret Borsasında kaydedilen 270 TL/kg natürel sızma fiyatı, yaklaşık 55,67 TL/€ kuruyla hesaplandığında 4,85 €/kg seviyesine karşılık geliyor. Aynı döneme yakın Avrupa Komisyonu verisinde İspanya’nın natürel sızma üretici fiyatı 3,26 €/kg.

Bu iki değer arasında yaklaşık yüzde 49 fark bulunuyor. Ancak bu oran Türkiye’nin ihracatta yüzde 49 daha pahalı olduğu anlamına gelmez. Türkiye verisi belirli bir borsadaki işlem fiyatı, İspanya verisi ise haftalık üretici fiyatı göstergesidir. İşlem hacimleri, ürün özellikleri, kalite, tarih ve ticari koşullar aynı değildir.

Yine de karşılaştırma, Türk üreticilerin ve ihracatçıların neden maliyetlerini yakından takip etmesi gerektiğini gösteriyor. İspanya’da fiyatların gerilemesi ve yeni sezonda üretimin artmasının beklenmesi, uluslararası alıcıların fiyat beklentilerini aşağı çekebilir.

Türkiye’de üretim maliyetleri aynı hızla düşmezse ihracatçı üç temel seçenekle karşılaşabilir:

  • Fiyatını düşürerek marjından fedakârlık etmek.
  • Kalite, izlenebilirlik ve ürün farklılaştırması üzerinden daha yüksek fiyatı gerekçelendirmek.
  • Alternatif pazarlara, farklı ambalaj seçeneklerine ve katma değerli ürünlere yönelmek.

Hangi seçeneğin uygun olduğu, firmanın maliyet yapısına, ürün kalitesine ve hedef pazara bağlıdır.

6. Üretici, sanayici ve perakendeci açısından ne değişecek?

Üretici açısından

Hasat işçiliği, zeytin verimi ve yağ randımanı belirleyici olacak. Üretim miktarı artsa bile bir kilogram yağın maliyeti yeterince düşmezse üreticinin kârlılığı baskı altında kalabilir. Ürünü hemen satmak ile depolamak arasındaki kararın finansman maliyeti de hesaba katılarak verilmesi gerekiyor.

Sanayici ve ihracatçı açısından

Stok maliyeti, işletme sermayesi, kalite standardizasyonu ve alım zamanlaması daha önemli hâle geliyor. İspanya’daki fiyat düşüşü, alıcıların Türkiye’den daha düşük fiyat talep etmesine neden olabilir. İhracat sözleşmelerinde teslim şekli, kalite kriterleri ve ödeme vadeleri birlikte değerlendirilmelidir.

Perakende ve tüketici açısından

Dökme yağ fiyatlarının gerilemesi, ambalajlı ürün fiyatlarının hemen düşeceği anlamına gelmiyor. Stokların hangi maliyetle alındığı, ambalaj ve dağıtım giderleri, kampanyalar ve perakende marjları fiyat geçişini etkiliyor. Kalıcı bir ham madde düşüşü zaman içinde raf fiyatlarında aşağı yönlü baskı oluşturabilir.

7. Önümüzdeki dönemde hangi göstergeler izlenmeli?

Sektörün geleceğini değerlendirmek için şu beş göstergenin düzenli takip edilmesi gerekiyor:

  1. Türkiye’nin 2026/27 rekolte raporu: Fiilî zeytin miktarı ve yağ randımanı, üretim beklentisinin ne ölçüde gerçekleşeceğini gösterecek.
  2. İspanya’nın gerçekleşen üretimi: 1,60 milyon tonluk ilk tahminin gerçekleşme düzeyi, Avrupa’daki arz dengesini etkileyecek.
  3. Avrupa üretici fiyatları: İspanya, İtalya ve Portekiz fiyatlarının haftalık seyri, uluslararası fiyat baskısının devam edip etmediğini gösterecek.
  4. Türkiye’deki borsa tescilleri: Fiyatların yanı sıra işlem miktarlarının da izlenmesi gerekiyor. Az sayıdaki işlem, piyasanın tamamını temsil etmeyebilir.
  5. İhracat miktarı ve birim değeri: İhracat hacmi artarken birim değer düşüyorsa, satış büyümesi kârlılık artışıyla aynı anlama gelmeyebilir.

Güncel veriler için Avrupa Komisyonu zeytinyağı piyasası, Uluslararası Zeytin Konseyi ve Zeytin.NET fiyat karşılaştırmaları düzenli olarak takip edilebilir.

Perakende Mühendisi Yorumu

Türkiye zeytinyağı sektörü için temel mesele yalnızca üretimi artırmak değil, artan veya azalan üretimi doğru maliyetle yönetebilmek. İspanya’daki üretim beklentisinin yükselmesi ve üretici fiyatlarının gerilemesi, Türkiye’deki firmaların maliyet ve fiyat politikalarını yeniden değerlendirmesini gerektiriyor.

Üreticinin daha fazla ürün elde etmesi tek başına yeterli değil; sanayicinin bu ürünü verimli işlemesi, ihracatçının rekabetçi koşullarda pazarlaması ve perakendecinin tüketiciye doğru fiyatla ulaştırması gerekiyor.

Asıl rekabet, zeytinyağını yalnızca kimin daha ucuza sattığı üzerinden değil, kimin daha düşük toplam maliyetle kaliteli ve sürdürülebilir ürün sunabildiği üzerinden şekillenecek.

Türkiye’nin kalite, çeşitlilik ve üretim potansiyelini güçlü bir ihracat avantajına dönüştürmesi için rekolte verilerinin, borsa fiyatlarının, stokların ve ihracat birim değerlerinin birlikte izlenmesi büyük önem taşıyor.

Veri notu: Bu analiz 27 Ekim 2026 itibarıyla erişilebilen kaynaklara dayanmaktadır. Sezon tahminleri kesinleşmiş üretim rakamları değildir. Avrupa üretici fiyatları, Türkiye borsa tescilleri ve perakende fiyatları farklı veri türleridir; karşılaştırmalar bu sınırlamalar dikkate alınarak yapılmalıdır.

Bize İletişime Geçin

Mobil sürümden çık