Home NIELSENIQ ”Teknoloji pazarı, değer odaklı satın alma dönemine giriyor”

”Teknoloji pazarı, değer odaklı satın alma dönemine giriyor”

0

Kaynak : Teknoloji pazarı, değer odaklı satın alma dönemine giriyor

NielsenIQ Teknoloji ve Dayanıklı Tüketim Ürünleri Pazarı Raporu’nun güncel versiyonunu yayımladı

NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü Doğu Avrupa, Orta Doğu, Afrika & Hindistan E-Ticaret Bölge Başkan Yardımcısı Didem Şekerel Erdoğan, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde şunları paylaştı: “Teknoloji ve dayanıklı tüketim ürünleri pazarında tüketicilerin satın alma kararlarını şekillendiren kriterler değişiyor. Tüketicilerin beklentilerini ve tercihlerini anlamak, markaların değişen pazar dinamiklerine uyum sağlaması ve sürdürülebilir büyüme fırsatlarını değerlendirmesi açısından büyük önem taşıyor. Tüketici Teknolojileri Trendleri 2027 raporumuz, bu değişimi anlamak ve sektörün önündeki fırsatları değerlendirmek için önemli içgörüler sunuyor.”

Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 17 ülkeden 17 bin yetişkin tüketicinin katıldığı araştırma ve NielsenIQ’nun küresel satış verileri doğrultusunda hazırlanan Tüketici Teknolojileri Trendleri 2027 raporu, tüketici teknolojileri markalarının inovasyon yaklaşımına ışık tutuyor. Raporda, markaların yalnızca özellik ve teknik kapasite açısından değil; dayanıklılık, verimlilik ve kullanım faydası açısından da yenilik geliştirmeleri gerektiğine dikkat çekiliyor.

Raporda öne çıkan bulgular şöyle:
– Küresel Teknoloji ve Dayanıklı Tüketim Ürünleri satışlarının 2026’da 1,4 trilyon dolara ulaşması ve yıllık bazda %5,1 büyümesi bekleniyor.
– Teknoloji ve Dayanıklı Tüketim Ürünleri tüketicilerinin %63’ü yüksek fiyat hassasiyeti gösteriyor.
– Tüketicilerin %60’ı “fiyatına göre iyi değer” sunan markalara öncelik veriyor.
– Tüketicilerin %56’sı bir ürünün çok pahalı olması veya indirim beklentisi nedeniyle teknoloji satın alımını erteliyor.
– Tüketiciler değeri tanımlarken uygun fiyatın önüne dayanıklılık, kalite, kolaylık ve güveni de koyuyor.

Rapora göre her beş tüketiciden biri, mevcut ürünlerini değiştirmeye ikna edecek yeterli bir seçenek sunulmadığını düşündüğü için teknoloji satın alımını erteliyor. Bu durum, ürün özellikleri, tasarımı veya teklifleri tüketicilerin beklentilerini karşılamadığı için markaların potansiyel müşterilerini kaybedebileceğine işaret ediyor.

Türkiye’de tüketicilerin tercihini kazanmak isteyen markaların kalite ve değer konusunda güçlü bir itibar oluşturması; ürün fiyatı, performansı, dayanıklılığı ve kullanıcı memnuniyetini birlikte değerlendirmesi gerekiyor. NielsenIQ’nun raporu, markaların farklılaşan faydalar sunabileceği bazı önemli alanları şöyle ortaya koyuyor:

– Birçok Teknoloji ve Dayanıklı Tüketim Ürünü kategorisinde, enerji verimliliği yüksek ürünlere yönelik tüketici talebi artıyor. Tüketiciler elektrik tasarrufu sağlamanın yanı sıra cihazlarında daha uzun pil ömrü sunan çözümlere de yöneliyor.

– Birlikte çalışabilirlik, yani farklı markalara ait ürünlerin birbiriyle sorunsuz şekilde çalışması, önemli bir beklenti haline geliyor. Türkiye’deki tüketiciler birlikte çalışabilirlik konusunda küresel ortalamanın belirgin şekilde üzerinde bir eğilim gösteriyor. Bu durum, ürünlerin birlikte çalışabilirliği ve açık ekosistemlerin Türkiye pazarında önemli rekabet unsurları haline geldiğine işaret ediyor.

– Yapay zekâ, birçok Teknoloji ve Dayanıklı Tüketim Ürünü kategorisinde ürünlerin sunduğu faydaların önemli bir parçası haline geliyor. Ancak yapay zekâ özelliklerinin eklenmesi, tek başına daha yüksek bir fiyatı haklı çıkarmıyor. Satın alma kararlarını daha dikkatli veren tüketiciler için markaların, yapay zekânın sunduğu özellikleri zaman kazandıran, işleri kolaylaştıran, performansı artıran veya ürünün kullanım ömrünü uzatan somut faydalara dönüştürmesi gerekiyor.

Uzun Vadeli Değer Yaratmak

Tüketiciler satın alma sırasında ödedikleri fiyatın ötesine geçerek satın aldıkları ürünlerin toplam değerini, riskini ve beraberinde getirdiği sorumlulukları değerlendiriyor. Ürünlerin ne kadar süre dayanacağını, kullanım maliyetlerinin ne olacağını, onarılıp onarılamayacağını veya yeniden satılıp satılamayacağını ve kullanım ömrünün sonunda ne olacağını bilmek istiyor.

Türkiye’deki tüketiciler açısından sürdürülebilirliğin yalnızca etik bir konu olarak değil, ürün değeri üzerinden de ele alınması gerekiyor. Uzun kullanım ömrü, daha düşük kullanım maliyeti ve daha kolay onarım gibi unsurlar bu yaklaşımın temelini oluşturuyor. Ürünün kullanım ömrünün sonuna ilişkin değerlendirmeler, takas teklifleri gibi uygulamalar da giderek önem kazanıyor.

Rapor, Türkiye’de Teknoloji ve Dayanıklı Tüketim Ürünü markaları için öne çıkan fırsatları şöyle aktarıyor:
– Tüketiciler, Teknoloji ve Dayanıklı Tüketim (T&D) kategorilerinin tamamında yeni ürün satın almak yerine alternatif seçenekleri giderek daha fazla değerlendirmeye başladı. Ürünlerin kapsamlı şekilde test edilmesi, durumlarının şeffaf biçimde açıklanması ve güçlü satış sonrası destek hizmetleri, yenilenmiş ürünlere yönelik güven algısını artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor. Türkiye’de yenilenmiş ürün pazarına yönelik hayata geçirilen yeni düzenlemeler de daha güvenli ve daha şeffaf bir ikinci el teknoloji ekosisteminin oluşmasına katkı sağlayarak tüketici güvenini destekliyor.

– Sürdürülebilirlik, belirli pazar ve kategorilerde üst segment ürünlere yönelimi destekleyebilecek önemli bir farklılaşma alanı olmayı sürdürüyor. Türkiye’de enerji verimliliği ise sağladığı tasarruf ve hane bütçesine katkısı üzerinden öne çıkıyor. Bu yaklaşım, enerji ve konut giderlerinin hane bütçeleri üzerindeki etkisinin devam ettiği bir ortamda önem kazanıyor.

Bize İletişime Geçin

Mobil sürümden çık