Koç Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunu Sezgin Şener, ailesinden gelen pazarcılık deneyimini teknolojiyle birleştirerek ToptanTR’yi kurdu. Üreticiyle esnafı doğrudan buluşturmayı amaçlayan dijital pazaryeri; bakkaldan kasaba, manavdan kırtasiyeciye kadar milyonlarca esnafın tedarik gücünü artırabilecek yeni nesil bir ticaret modeli sunuyor.
Bugün sizi Y kuşağından dikkat çekici bir girişimciyle tanıştıracağız: Sezgin Şener…
Babası pazarcı olan Şener, ticaretin içinden gelen bir isim. Pazarı, esnafın çalışma koşullarını, ürün tedarikinde yaşanan sorunları ve aracılık sisteminin oluşturduğu maliyetleri yakından biliyor.
Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi’nin ardından Koç Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nü tamamlayan Şener, geleneksel ticaret tecrübesini mühendislik bakış açısı ve yazılım teknolojileriyle buluşturarak ToptanTR girişimini hayata geçirdi. Şener’in eğitim ve girişimcilik geçmişine ilişkin bilgiler daha önce Perakende.org’da yayımlanan röportajda da paylaşılmıştı.
Geleneksel pazarcılıktan dijital pazaryerine
ToptanTR’nin çıkış noktası oldukça açık: Üreticiyle esnaf arasındaki tedarik zincirini dijitalleştirmek, ticareti daha şeffaf ve erişilebilir hâle getirmek.
Platform; bakkalları, marketleri, manavları, kasapları, tuhafiye mağazalarını, kırtasiyeleri, kafe ve restoranları doğrudan üretici ve tedarikçilerle buluşturmayı hedefliyor.
Böylece küçük esnafın:
- Daha geniş ürün çeşitliliğine ulaşması,
- Farklı tedarikçilerin ürün ve fiyatlarını karşılaştırması,
- Rekabetçi toptan fiyatlardan yararlanması,
- Sipariş, ödeme ve sevkiyat süreçlerini dijital ortamda yönetmesi,
- Daha düşük stok riskiyle çalışması,
- Büyük zincirler karşısındaki satın alma dezavantajını azaltması amaçlanıyor.
ToptanTR’nin kurumsal açıklamasına göre platform; üretici, esnaf ve işletmeleri tek bir dijital altyapıda buluşturan, siparişten ödemeye ve lojistiğe kadar bütün süreci yönetilebilir hâle getiren bir B2B ticaret modeliyle faaliyet gösteriyor. Platform ayrıca 81 il ve 922 ilçeye erişim sunduğunu belirtiyor.
Hedef yalnızca bakkallar değil
Türkiye’de “esnaf” denildiğinde çoğu zaman yalnızca mahalle bakkalı düşünülüyor. Oysa sistemin potansiyel hedef kitlesi çok daha geniş: Bakkallar, yerel marketler, manavlar, kasaplar, büfeler, tuhafiye mağazaları, kırtasiyeler, kafeler, restoranlar, oteller, temizlik firmaları ve farklı alanlarda faaliyet gösteren küçük işletmeler…
Türkiye’nin dört bir yanına yayılmış yaklaşık 2,5 milyon esnaf ve işletmenin dijital tedarik sistemlerine dâhil edilmesi, yalnızca yeni bir satış kanalının kurulması anlamına gelmiyor. Bu dönüşüm; küçük işletmelerin satın alma gücünü, ürün erişimini ve büyük ölçekli rakipleri karşısındaki rekabet kabiliyetini de etkileyebilir.
Aracılar bu kadar güçlüyken bu model mümkün mü?
Projenin önündeki en önemli soru tam olarak burada ortaya çıkıyor: Geleneksel dağıtım kanalları ve güçlü aracılar varken üreticiyle esnafı doğrudan buluşturan böyle bir model gerçekten başarılı olabilir mi?
Teorik olarak mümkün. Ancak bunun gerçekleşmesi yalnızca iyi bir yazılım kurmakla sınırlı değil.
Modelin başarılı olabilmesi için:
- Rekabetçi fiyat sürekliliği,
- Güvenilir üretici ve satıcı ağı,
- Güçlü depo ve lojistik organizasyonu,
- Hızlı ve eksiksiz teslimat,
- Güvenli ödeme ve tahsilat altyapısı,
- İade ve müşteri hizmetleri yönetimi,
- Esnafa uygun vadeli finansman seçenekleri,
- Bölgesel ürün ve tedarik planlaması,
- Esnafın dijital sisteme uyumunun desteklenmesi gerekiyor.
Dolayısıyla yarış yalnızca fiyat üzerinden yürümeyecek. Güven, bulunurluk, teslimat hızı, hizmet kalitesi ve sürdürülebilir operasyon modelin geleceğini belirleyecek.
ToptanTR’nin büyüme yolculuğunda önemli bir aşamaya ulaştığı görülüyor. Ekonomim’in 2025 yılında yayımladığı haberde platformun yedi farklı depo ve tamamı esnaftan oluşan yaklaşık 100 bin müşterilik bir portföye ulaştığı aktarılmıştı. Haberde, girişimin dijital toptancılıktan kapsamlı bir pazaryeri modeline geçişi ele alınıyor.
Başarırsa “yerli Amazon” neden olmasın?
Yaklaşık altı yıldır gelişimini takip ettiğimiz bu girişim, hedeflediği ölçeğe ulaşırsa Türkiye’nin B2B ticaret alanındaki en önemli dijital platformlarından biri olabilir.
“Yerli Amazon” benzetmesi elbette bugünden verilmiş kesin bir sonuç değil. Ancak üreticiyi, markayı, tedarikçiyi ve milyonlarca küçük işletmeyi aynı ekosistemde buluşturma hedefi düşünüldüğünde, projenin taşıdığı potansiyeli anlatan güçlü bir ifade.
Buradaki temel fark ise modelin büyük zincirleri daha da büyütmekten çok, küçük esnafın dijital imkânlara ve rekabetçi satın alma koşullarına erişmesini sağlamayı hedeflemesi.
Dijital çağın ahilik modeli olabilir mi?
Bu girişimi yalnızca ticari bir pazaryeri olarak değerlendirmek eksik kalabilir. Model; doğru ilkelerle geliştirildiğinde geleneksel ahilik kültürünün dijital çağdaki karşılığına dönüşebilir.
Araştırmacı Galip Demir’in “Türklerin Rönesansı” olarak nitelendirdiği ahilik, yalnızca geçmişte kalmış bir esnaf yapılanması değildir. Ahilik anlayışı bugün de geçerliliğini koruyan bazı temel ilkeler üzerine kuruludur:
- Toplumsal sorumluluk,
- Hizmette mükemmellik,
- Dürüstlük ve doğruluk,
- Birlikte yaşama kültürü,
- Yatay örgütlenme ve dayanışma.
Dijitalleşme bu değerleri ortadan kaldırmak zorunda değil. Tam tersine doğru kullanıldığında esnafın birlikte hareket etmesini, ortak satın alma gücü oluşturmasını ve üreticiye daha kolay ulaşmasını sağlayabilir.
Kahraman bakkal amca yaşamalı
Mahalle bakkalı yalnızca ürün satın aldığımız bir ticarethane değildir. Mahallenin hafızasıdır; müşterisini tanır, gerektiğinde veresiye defterini açar, çocuğu okula giderken gözetir ve yaşadığı çevrenin sosyal hayatına katkı sağlar.
Ancak küçük esnafın yalnızca nostaljiyle korunması mümkün değil.
Esnafın yaşayabilmesi için:
- Rekabetçi fiyatla ürün alabilmesi,
- Dijital sipariş sistemlerini kullanabilmesi,
- Veriye dayalı stok yönetimi yapabilmesi,
- Yeni ürünlere hızlı ulaşabilmesi,
- Finansmana erişebilmesi,
- Lojistik maliyetlerini düşürebilmesi gerekiyor.
ToptanTR gibi dijital tedarik platformlarının asıl değeri de burada ortaya çıkıyor. Teknoloji, küçük esnafın rakibi değil; doğru model kurulduğunda onun en güçlü destekçisi olabilir.
Sonuç: Gelenek ile teknolojinin buluşması
Sezgin Şener’in hikâyesi, pazarcı bir babadan öğrenilen ticaret kültürünün mühendislik, yazılım ve dijital girişimcilikle buluşmasının hikâyesidir.
Bu model başarılı olursa kazanan yalnızca bir girişim veya yatırımcı grubu olmayacak. Üretici daha geniş bir pazara ulaşacak, esnaf daha rekabetçi koşullarda ürün satın alacak, tüketici ise daha uygun fiyat ve daha fazla ürün seçeneğiyle karşılaşabilecek.
Aracılar güçlü, lojistik zor ve ölçeklenme maliyetli…
Ama doğru altyapı, güvenilir iş ortakları ve esnaf odaklı bir yaklaşımla neden mümkün olmasın?
Kahraman bakkal amcayı dev mega marketler yutmamalı. Geleneksel esnaf kültürü teknolojiyle güçlenmeli, ahiliğin dayanışmacı ve esnek modeli bu coğrafyada yaşamaya devam etmeli.
Çünkü bazen dijital dönüşüm, geçmişi ortadan kaldırmak değil; geçmişin değerlerini geleceğe taşıyacak yeni bir yol kurmaktır.

