Pet ekonomisi tüketici kararlarını ve marka sadakatini baştan yazıyor www.marketingturkiye.com.tr

Tarih

Kaynak : Pet Ekonomisi Tüketici Kararlarını Ve Marka Sadakatini Baştan Yazıyor | Marketing Türkiye

Hazırlayan : Gülben Dikmen

Marketing Türkiye için Aksoy Araştırma tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’de Hayvanlara Bakış Araştırması”, hayvan sevgisinin hane bütçesini ve tüketim alışkanlıklarını yönlendiren dev bir ekonomi haline geldiğini ortaya koyuyor. Hayvanlarını ailenin bir ferdi olarak gören ve kendilerini “evcil hayvan ebeveyni” olarak tanımlayan tüketiciler; gayrimenkulden turizme, mama seçiminden marka boykotlarına kadar tüm kararlarını patili dostlarına göre şekillendiriyor.

Toplumun hayvanlara yönelik tutumu, vicdani bir mesele ol­maktan çıkarak tüketim alışkanlıklarını, marka sadakatini ve hane bütçesini şekillendiren dev bir ekonomiye dönüştü. Ak­soy Araştırma tarafından Marketing Türkiye için gerçekleşti­rilen “Türkiye’de Hayvanlara Bakış Araştırması”, markalar ve perakende sektörü için ezber bozan tüketici içgörüleri sunuyor.

Araştırmaya göre toplumun yüzde 91,4’ü hayvanlara yaklaşımını olumlu veya çok yakın olarak tanımlıyor. Sokakta bir hayvan görüldüğünde hissedilen duy­gu ise 60,8’lük baskın oranla “şefkat” oluyor. Hayvanların şehir yaşamının doğal bir parçası olduğunu düşünenlerin oranı da yüzde 77,2 seviyesinde ölçü­lüyor. Veriler, hayvan sevgisinin artık dar bir “hayvansever” grubun duyarlılığı olmaktan çıktığını, geniş toplum tarafından paylaşılan güçlü bir değer alanına dönüştüğünü gösteriyor.

Pet ekonomisi tüketici kararlarını ve marka sadakatini baştan yazıyor

Araştırma, sokak hayvanları meselesinin toplumda sadece vicdani bir boyut taşımadığını, bir “yönetim” sorunu olarak görüldüğünü de ortaya koyuyor. Son 12 ayda sokak hayvanları için mama/su verenlerin oranı yüzde 85,7 gibi çok yüksek bir seviyedeyken, yüzde 70,4’lük bir kesim sokak hayvanlarının kontrolsüz çoğalmasını “önemli bir sorun” olarak tanımlıyor.

Çözüm noktasında bireyler kurumlara bakıyor. Sokak hayvanlarının sorunlarına çözüm konusunda asıl sorumlu olarak yüzde 58,4 ile belediyeler ve yüzde 41,6 ile hükümet görülüyor. En öncelikli çözüm alanları olarak barınakların sayısının artırılması (yüzde 43,1), kısırlaştırma ve aşılama (yüzde 39,7) ile sahiplendirme sisteminin güçlenmesi (yüzde 35,3) talep ediliyor. Ayrıca toplumun yüzde 54,5’i mevcut hayvan hakları yasalarını yetersiz bulurken 85,9’luk kesim hayvanlara kötü muameleye verilen cezaların caydırıcı olması gerektiğini düşünüyor.

Hayvan sahipliği tüketimi şekillendiriyor

Evcil hayvan sahipliği günümüzde bakım sorumluluğunun ötesine geçerek hane halkının satın alma kararlarını, seyahat tercihlerini ve günlük yaşam düzenini şekillendiren bir aile üyeliği deneyimine dönüşüyor.

Araştırma sonuçları tüketicilerin yüzde 92,9’unun günlük planlarını evcil hayvanının düzenine göre ayarladığını, yüzde 92,3’ünün ise tatil, taşınma veya ev seçimi gibi kararlarda evcil hayvanını dikkate aldığını gösteriyor. Evcil hayvan ekonomisi, artık mama veya oyuncak satmanın ötesinde gayrimenkulden turizme kadar geniş bir “aile ekonomisi” haline gelmiş durumda.

Ailenin üyesi oldular

Ancak asıl çarpıcı veriler, evcil hayvan sahipliğinin tüketici davranışını nasıl yeniden kodladığına dair verilerde ortaya çıkıyor. Araştırma sonuçları, evcil hayvanların artık evde bakılan bir canlı olmanın çok ötesine geçtiğini kanıtlıyor. Türkiye’de evinde evcil hayvan bulunduranların oranı yüzde 43,9 iken, evler en çok yüzde 65,7 oranıyla kedilerle paylaşılıyor. Kedileri yüzde 30,2 ile köpekler ve yüzde 24,9 ile muhabbet kuşları takip ediyor. Evcil hayvan sahiplenmemenin ana nedenleri arasında ise yaşam alanlarının uygun olmaması, alerji/ sağlıksal sorunlar ve zaman yetersizliği yer alıyor.

Pet ekonomisi tüketici kararlarını ve marka sadakatini baştan yazıyor

Günümüzde “evcil hayvan sahibi” tanımı yerini “evcil hayvan ebeveynine” bırakıyor. Evcil hayvanları olanların yüzde 68,6’sı hayvanlarını ailenin bir üyesi olarak görürken yüzde 63,9’u evcil hayvanı ile ilişkisini “sorumluluğunu bir ebeveyn gibi hissediyorum” olarak tanımlıyor. Yüzde 82,9’luk kesim ise evcil hayvanını çocuğu gibi görmenin doğal olduğunu düşünüyor. Hitap şekillerinde de benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Evcil hayvanına “ismiyle” seslenenlerin (yüzde 75,1) ardından en büyük grubu yüzde 30,2 ile “oğlum/kızım” diyenler oluşturuyor.

Pet ekonomisi tüketici kararlarını ve marka sadakatini baştan yazıyor

Evcil hayvanları için kendi harcamalarından kısmayı göze alıyorlar

Evcil hayvan bakımının aylık ortalama tutarı 2 bin 765 TL olarak araştırmaya yansıyor. Tüketiciler, bu bakım maliyetlerinde zaman zaman zorlansalar da (katılımcıların yüzde 26’sı çok zorlandığını, yüzde 26,6’sı kısmen zorlandığını belirtiyor) fedakarlıktan kaçınmıyor. Tüketicilerin yüzde 82,9’u evcil hayvanının sağlığı, beslenmesi veya konforu için kendi harcamalarından kısmayı göze alıyor. Z kuşağında bu eğilim yüzde 92,7 seviyesine ulaşıyor. Mama markası seçimi ise fiyattan çok kalite odaklı bir süreç. Tüketicilerin marka seçiminde en önemli kriteri yüzde 48,8 ile “içerik / besin değeri” olurken, “hayvanımın sevmesi” yüzde 34,8 ile onu takip ediyor.

En çok tercih edilen mama markaları

Pet ekonomisi tüketici kararlarını ve marka sadakatini baştan yazıyor

Mama pazarındaki marka bilinirliğine bakıldığında Felix (yüzde 61), Whiskas (yüzde 51,2) ve Royal Canin (yüzde 41) ilk üç sırayı alıyor. En çok tercih edilen markalar da sırasıyla Whiskas (yüzde 36,5), Felix (yüzde 30,5) ve Royal Canin (yüzde 25,1) oluyor.

Ancak “En güvendiğiniz mama markası hangisidir?” sorusuna katılımcıların yüzde 22,1’inin “güvendiğim marka yok” yanıtını vermesi, sektörde güven boşluğu olduğunu ve yeni oyuncular/mevcut markalar için sadakat yaratma fırsatları barındırdığını gösteriyor.

“Hayvan dostu olmak” sözle olmaz, icraat lazım

Tüketici “hayvan dostu” iddiasını sözden çok davranışla değerlendiriyor. Küçük ama görünür uygulamalar, markanın değer dünyasına dair güçlü sinyaller üretiyor. Tüketicilerin, bir işletmenin “hayvan dostu” olduğunu düşünmesi için işletmenin su/ mama kabı bulundurması (yüzde 57,7), evcil hayvan kabul etmesi (yüzde 41,8) ve sokak hayvanlarına destek vermesi (yüzde 40,5) en etkili uygulamalar olarak öne çıkıyor. Tüketici, markaların “hayvan dostu” iddialarını sözlerle değil, kapı önündeki bir su kabı gibi somut davranışlarla ölçüyor.

Hayvan hakları boykot sebebi

Pazarlama dünyası için araştırmanın en kritik uyarılarından biri, Z kuşağının aktivist tüketim alışkanlıkları. İşletmelerin (kafe, otel vb.) “hayvan dostu” olmasının tercihleri olumlu etkileme oranı genel toplamda yüzde 58,9 iken, Z Kuşağı’nda bu oran yüzde 73,2’ye fırlıyor. Bir markanın satış gelirinin bir kısmını hayvanlara destek projelerine ayırması, toplumun satın alma kararlarını yüzde 44,9 etkilerken Z kuşağının yüzde 60,6’sının satın alma kararını kesinlikle etkiliyor.

Araştırmaya katılanların yüzde 56,9’u hayvan deneyleri yapan markaları kesinlikle boykot edeceğini belirtiyor. Bir markanın hayvanlara kötü muameleyle gündeme gelmesi durumunda, tüke­ticilerin yüzde 75,1’inin o markaya olan güvenini kesinlikle azaltıyor. Yüzde 15,1’lik kesim ise markaya olan güvenin bir süre azalacağını belirtiyor.

Pet ekonomisi tüketici kararlarını ve marka sadakatini baştan yazıyor

Reklamlarda hayvan kullanımı tüketiciyi ikiye bölüyor

Reklamlarında hayvan kullanan markalar ise ince bir çizgide yürüyor. Tüketicilerin yüzde 39,5’i bunu “samimi”, yüzde 31,2’si “duygusal” bulsa da yüzde 17,1’lik bir kesim durumu “manipülatif”, yüzde 16,6’sı
ise “rahatsız edici” olarak nitelendiriyor.

Araştırmanın metodolojisi: Marketing Türkiye için Aksoy Araştırma tarafından gerçekleştirilen çalışma; toplumun hayvanlara yönelik bakış açısını, hayvanlarla kurulan duygusal bağı, evcil hayvan sahipliği deneyimlerini ve sokak hayvanlarına ilişkin algı, tutum ve beklentilerini ölçmek amacıyla gerçekleştirildi. Araştırmanın verileri, 10-12 Haziran 2026 tarihleri arasında online anket yöntemi kullanılarak toplandı. Çalışma, yüzde 95 güven aralığında ve yüzde 4 hata payıyla toplam 600 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Araştırmanın örneklemi oluşturulurken Türkiye’yi temsil edecek şekilde yaş, cinsiyet ve NUTS2 il dağılımı gözetildi.

Paylaş:

Bültene Abone olun

Popüler

Buna Benzer Diğer İçerikler
Daha Fazlası

Yemeksepeti, Türkiye’nin Kahve Tercihlerini Açıkladı: Kahvede Tercih Latte, Yanında Sandviç www.kahvedergisi.com.tr

Kaynak : https://kahvedergisi.com.tr/yemeksepeti-turkiyenin-kahve-tercihlerini-acikladi-kahvede-tercih-latte-yaninda-sandvic/ Yemeksepeti, Dünya Kahve Günü’ne özel olarak kullanıcılarının kahve...

RAFTA TÜRKİYE : Yerel Market & Yerli Üretici El Ele, Güçlü Türkiye

12–18 Aralık 2026 Yerli Malı Haftası Türkiye’nin üretim gücünü, yerli...

Tüketicinin Yeni Lezzet Arayışı Rafları Dönüştürüyor: Arya Nuts Food’dan Farklı Krema ve Soslar

Tüketicilerin bilinen tatların yanında yeni aromaları ve farklı ürün...

Ürfet Naçar : Müşteri İletişim Merkezi Yoktu. Sorunu Sahada Çözen Yöneticiler Vardı

Yazar : Ürfet Naçar Uzun yıllar içinde bulunduğum İndirim Mağazacılığı...