1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe giren düzenleme, perakendede indirimli satış reklamlarının hazırlanma biçimini değiştiriyor. Artık üzeri çizili fiyat belirlenirken, indirimin başlangıcından önceki 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyat esas alınmalı.
Perakendede kampanya yönetimi yalnızca bir ürünün fiyatını düşürmekten ibaret değil. İndirimin tüketiciye nasıl duyurulduğu, hangi fiyatın referans gösterildiği ve indirim oranının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı da en az kampanyanın kendisi kadar önemli.
Ticaret Bakanlığı tarafından duyurulan ve 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme, bu konuda önemli bir değişiklik getiriyor. Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin 14. maddesi uyarınca, mal satışına ilişkin indirim reklamlarında indirimden önceki fiyat belirlenirken indirimin başlangıç tarihinden önceki 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyatın esas alınması gerekiyor. Ticaret Bakanlığının açıklamasını inceleyebilirsiniz.
Üzeri Çizili Fiyat Nasıl Belirlenmeli?
Konuyu varsayımsal bir örnekle açıklayalım.
Bir ürünün indirim başlangıcından önceki 10 günlük dönemde farklı fiyatlardan satıldığını düşünelim:
| Fiyat geçmişi | Uygulanan fiyat |
|---|---|
| İlk gün | 1.000 TL |
| İkinci gün | 1.000 TL |
| Üçüncü gün | 900 TL |
| Dördüncü gün | 950 TL |
| Beşinci gün | 1.000 TL |
| Altıncı gün | 1.100 TL |
| Son dört gün | 1.200 TL |
Bu örnekte, 10 günlük dönemde uygulanan en düşük fiyat 900 TL. Dolayısıyla indirim reklamında indirimden önceki fiyat olarak 1.200 TL gösterilmesi doğru olmaz; esas alınması gereken fiyat 900 TL’dir.
Burada kritik nokta, ürünün son günlerde hangi fiyattan satıldığı değil, ilgili 10 günlük dönemde uygulanan en düşük fiyatın ne olduğudur. Böylece fiyatın kısa süreli yükseltilerek ardından yüksek indirim yapılmış izlenimi oluşturulmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Perakendecilerin Dikkat Etmesi Gereken Üç Ayrıntı
1. Çabuk bozulan ürünlerde farklı kural uygulanıyor.
Meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen mallar ile hizmetlere ilişkin reklamlarda, 10 günlük en düşük fiyat yerine indirimli fiyattan bir önceki fiyat esas alınıyor. Bu nedenle tüm ürün gruplarını aynı fiyat kontrol kuralıyla değerlendirmek doğru değil.
2. Her satış kanalı kendi fiyat geçmişine göre değerlendiriliyor.
Bir ürün mağazada, internet sitesinde ve mobil uygulamada farklı fiyatlarla satılıyorsa, indirim reklamında esas alınacak önceki fiyat ilgili satış kanalında uygulanan fiyat üzerinden belirleniyor. Mağazadaki fiyat, internet sitesindeki kampanyanın referans fiyatı olarak kullanılamıyor; aynı şekilde bunun tersi de geçerli.
3. Sadakat programları ve koşullu kampanyalar da kapsamda.
Tüketicilerin kolaylıkla erişebildiği veya kullanabildiği sadakat programlarına ilişkin reklamlar da ilgili hükümlere tabi. Belirli miktarda alışveriş yapılması veya başka bir koşulun yerine getirilmesi karşılığında sunulan indirim ve faydalara ilişkin koşullu satış reklamları için de düzenlemedeki hükümler dikkate alınmalı. Yönetmelik değişikliğinin ilgili hükümlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Reklam Kurulu Denetimleri Ne Gösteriyor?
Ticaret Bakanlığının 16 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre, Reklam Kurulunun 8 Ekim 2026 tarihli toplantısında 161 dosya karara bağlandı; 136 dosyada durdurma cezası ve toplam 17,2 milyon TL idari para cezası uygulanmasına karar verildi.
Bakanlık açıklamasında, gerçeği yansıtmayan indirim vaatleri ve üzeri çizili fiyat belirlenirken son 10 günlük dönemdeki en düşük fiyatın esas alınmaması, öne çıkan ihlal başlıkları arasında yer aldı. Kolay erişilebilir sadakat programlarına ilişkin reklamlar da değerlendirmeye alındı. Ticaret Bakanlığının 16 Ekim 2026 tarihli açıklaması konunun denetimlerdeki önemini ortaya koyuyor.
Bu tablo, indirim reklamlarında yalnızca görselin veya kampanya metninin kontrol edilmesinin yeterli olmadığını gösteriyor. Reklamda kullanılan fiyatın geçmiş satış kayıtlarıyla doğrulanabilmesi de gerekiyor.
Perakende Mühendisi Yorumu
Yerel marketler ve zincir perakendeciler açısından bu düzenleme, fiyat yönetiminin veriyle desteklenmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Kampanya hazırlığı sırasında satınalma veya kategori yönetimi ekibinin belirlediği fiyatın, mağaza operasyonları ve pazarlama ekipleri tarafından doğrudan görsele aktarılması yeterli değil. Önceki fiyatın hangi döneme dayandığı ve ilgili satış kanalında gerçekten uygulanıp uygulanmadığı kontrol edilmeli.
Bu nedenle işletmelerin en az dört adımı standart iş akışına dönüştürmesini öneriyorum:
- Fiyat geçmişini kayıt altına alın: Ürün bazında günlük satış fiyatlarını ve fiyat değişikliklerini izlenebilir biçimde saklayın.
- Kampanya öncesi kontrol uygulayın: İndirim başlangıç tarihinden önceki 10 günlük fiyat geçmişinden mevzuata uygun referans fiyatı belirleyin.
- Kanalları ayrı değerlendirin: Mağaza, internet sitesi ve mobil uygulama için fiyat kontrollerini ayrı yürütün.
- Reklamı yayımlamadan önce doğrulayın: Üzeri çizili fiyatı, indirimli fiyatı ve kampanya koşullarını satış kayıtlarıyla karşılaştırın.
Bu kontrollerin mümkün olduğunca fiyat yönetimi veya kampanya sistemleri üzerinden otomatikleştirilmesi, manuel hataları azaltabilir ve ekipler arasında ortak bir kontrol standardı oluşturabilir.
İndirim, tüketiciye yalnızca daha düşük bir fiyat sunmak değildir; aynı zamanda gerçek ve doğrulanabilir bir avantaj sunduğunu gösterebilmektir. Fiyat şeffaflığı doğru uygulandığında müşteri güvenini desteklerken, işletmenin kampanya süreçlerini de daha disiplinli hale getirir.
Ekibinizde indirim görseli hazırlanırken, üzeri çizili fiyatın son 10 günlük geçmişini kim kontrol ediyor? Satınalma mı, kategori yönetimi mi, pazarlama mı, yoksa sisteminiz bu kontrolü otomatik olarak yapıyor mu?
Bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.
