Kaynak : Perakende Son Dakika Haberleri | Perakendecagi.com
Yazar : Selim KILIÇ
Bu sayıda incelediğimiz Türkiye’de faaliyet gösteren borsaya açık 8 market zincirinin 2025/2026 ilk yarı sonuçları, yerel perakendecilerimiz için önemli mesajlar vermektedir.
Verileri incelerken TMS 29 – Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlama Standardının dikkate alınması gerektiğini hatırlatmak isterim. TMS 29 dahil veriler, enflasyon muhasebesi uygulanarak satın alma gücüne göre düzeltilmiş finansal sonuçları, TMS 29 Hariç veriler ise enflasyon muhasebesinin dikkate alınmadığı nominal değerleri ifade eder. Bu ayrım şirket verilerini karşılaştırmada büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle şirket verilerini karşılaştırırken yalnızca büyüme oranına bakmak doğru değildir.
Ayrıca A101 ve Koop Marketlerin borsaya açık olmadıkları için bu karşılaştırmalarda yer almadığını belirtmemiz gerekmektedir.
Türkiye gıda perakendesi, 2026 yılının ilk yarısını güçlü ciro büyümesiyle tamamlarken, operasyonel verimlilik ve karlılık tarafında nasıl bir sonuç ortaya çıktığını dikkatli bir şekilde incelememiz gerekmektedir.
Borsaya açık sekiz gıda perakende şirketinin TMS 29 hariç verilerine göre, 2025 ve 2026 Ocak-Haziran dönemleri karşılaştırıldığında nominal ciro büyümesi % 41,91, LFL büyüme % 37,58 gerçekleşirken, aynı dönemde mağaza sayısı toplamı 28.831’den 29.744’e yükselerek yalnızca % 3,17 artmıştır. Buna karşılık mağaza başına günlük ortalama ciro 118,7 bin TL’den 163,4 bin TL’ye çıkmıştır.
2026’da Bimflasyon Q1’de % 27,90, Q2’de % 31,10 olarak açıklanırken, TÜİK’e göre Haziran 2026 gıda ve alkolsüz içecekler enflasyonu %35,45 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu veriler dikkate alındığında sektördeki reel büyümenin yaklaşık % 2,13 seviyesinde kaldığı görülmektedir. Kısacası, ciro güçlü büyüyor ancak enflasyondan arındırıldığında reel büyüme oldukça sınırlı kalmaktadır. Bu nedenle 2026’nın ikinci yarısında sektörümüzün ana gündemi, ciro büyümesinden çok verimlilik ve karlılık olmalıdır.
Perakendecilerimiz için 2026’nın ilk yarısına ilişkin verilerden elde edilen temel mesaj ; Perakendede büyümenin ana kaynağı artık yalnızca yeni mağaza açmak değil, mevcut mağazalardan daha yüksek verim elde etmek olmalıdır.
TMS 29 Hariç ciro büyümesine baktığımızda BİM % 44,73, ŞOK % 40,93, Mopaş %38,20, Migros ise %37,73 büyüme göstermiştir. TMS 29 Dahil verilere göre ise KİM % 12,78, Gimat Gross’ta %15,61 büyürken, CarrefourSA’da satışlar %10,55, Bizim Toptan’da ise %16,62 gerilemiştir.
Analizde dikkatli incelememiz gereken göstergelerden biri de LFL – Like for Like, yani karşılaştırılabilir mağaza büyümesidir. LFL, yeni mağaza etkisini mümkün olduğunca ayırarak mevcut mağazaların performansındaki değişimi görmemize yardımcı olur. Yerel marketlerimiz açısından bu gösterge son derece değerlidir. Çünkü toplam ciro büyümesinin ne kadarının yeni mağazalardan, ne kadarının mevcut mağazaların gerçek performansından geldiğini görmemizi sağlar. Bu nedenle yerel zincirlerin yönetim raporlarında toplam ciro büyümesinin yanında LFL büyümenin mutlaka yer alması gerektiğini düşünüyorum.

2026 ilk yarısında LFL büyümesi TMS 29 Hariç verilere göre ŞOK’ta % 39,19, BİM’de % 36,00, Mopaş’ta %35,08, Migros’ta %33,50 gerçekleşirken , Gimat Gross’ta % 15,61 ve KİM Market’te ise % 13,57 (TMS 29 Dahil) seviyesinde gerçekleşmiştir.
CarrefourSA’da TMS 29 Dahil – %14,87, Bizim Toptan’da ise – %14,11 (TMS 29 Dahil) seviyesinde gerileme görülmektedir.
BİM mağaza sayısını % 4,57 artırırken, şube başına günlük ciro % 36 yükselmiştir. Migros’ta ise mağaza sayısı % 3,99 artarken, şube başına ciro %33,50 sınırlı bir oranda büyümüştür. Migros’taki birebir mağaza büyümesinin Tüik Gıda enflasyonunun altında kaldığına dikkat çekmek isterim.
ŞOK’ta mağaza sayısı yalnızca % 1,25 artmasına rağmen şube başına günlük ciro %39,19 yükselmiştir. Mopaş’ta mağaza sayısı %2,31 artarken, şube başına cirodaki artış % 35,08 seviyesinde gerçekleşmiştir.
Bu tablo yerel zincirler için çok önemli bir yönetim sorusunu gündeme getiriyor:
Yeni mağaza açmadan önce mevcut mağazalarımızın gerçek potansiyelini ne kadar kullanıyoruz?
Yeni mağaza açmak, kira, dekorasyon, ekipman, personel, stok ve işletme sermayesi gerektiriyor. Oysa mevcut mağazada müşteri trafiğinin, sepet büyüklüğünün, kategori verimliliğinin ve stok bulunurluğunun artırılması çok daha düşük sermaye ihtiyacıyla büyüme sağlayabilir.
Bu nedenle yerel perakendecilerimizin büyüme stratejisi yalnızca “bu yıl kaç mağaza açacağız ? ” sorusuna değil, “mevcut mağazalarımızdan daha fazla nasıl değer üretebiliriz ?” sorusuna da cevap vermelidir.
Şimdi de ciro büyürken net kar ne durumda inceleyelim. İkinci tabloda yer alan net kar sonuçları sektörümüzün en önemli gerçeğini ortaya koyuyor. Yüksek ciro büyümesi, maalesef yüksek karlılık anlamına gelmiyor.

BİM’in net karı 2025 ilk yarısındaki 10,7 milyar TL’den 2026’da 20,1 milyar TL’ye yükselerek yaklaşık % 87 artarken net kar marjı da % 3,60’tan % 4,70’e çıkmıştır. 2026 yılı ilk yarıyıl verilerine göre karlılığını en iyi yöneten market zinciri açık ara BİM olmuştur.
ŞOK ise 2025 ilk yarısındaki 696 milyon TL zarardan, 2026 ilk yarısında 221 milyon TL net kara geçmiştir. Net kar marjı – % 0,60’tan % 0,10’a yükselmiştir.
Gimat Gross’ta net kar 33,6 milyon TL’den 81,5 milyon TL’ye çıkarak yaklaşık % 143 artarak ,net kar marjı % 1,18’den % 2,48’e yükselmiştir.
Buna karşılık Migros’ta 2025 ilk yarısındaki TMS 29 Hariç verilere göre 728 milyon TL net kar, 2026 ilk yarısında yaklaşık 1,17 milyar TL net zarara dönmüştür. Net kar marjı % 0,44’ten -% 0,51’e gerilemiştir.
Mopaş’ın net karı 268 milyon TL’den 136 milyon TL’ye düşerken net kar marjı % 3,49’dan % 1,28’e gerilemiştir. KİM Market’te ise net kar marjı % 3,12’den % 2,20’ye düşmüştür.
CarrefourSA 2026 ilk yarısında yaklaşık 4,73 milyar TL net zarar açıklarken, Bizim Toptan’ın zararı 993 milyon TL’den 500 milyon TL’ye gerilemiştir.
Bu sonuçlar bize bir kez daha perakendede asıl başarı ciro yapmak değil, yapılan ciroyu kara dönüştürebilmektir gerçeğini gözler önüne sermektedir.
Yüksek enflasyon dönemlerinde yalnızca TL bazındaki ciro büyümesine bakmak gerçek performansı olduğundan güçlü gösterebilir. Bu nedenle nominal büyümenin arkasındaki fiyat artışı, müşteri sayısı artışı ve sepet büyümesi dikkatle izlenmelidir.
Yeni dönemin anahtar kelimesi “verimli ve karlı büyüme” olmalıdır.
Yeni dönemin kazananı yalnızca en fazla mağazayı açan veya en yüksek ciro büyümesini gerçekleştirenler değil karlı satış yapan marketler olacaktır.
Artık yeni dönemde asıl rekabet mevcut mağazayı daha verimli yönetmek, stokları daha hızlı çevirmek, müşteriyi elde tutmak, giderleri kontrol etmek ve büyüyen ciroyu sürdürülebilir karlılığa dönüştürmek üzerinden şekillenecek.
Yerel marketlerin en önemli avantajı ise hala çeviklik, müşteriye yakınlık ve bölgesel tüketim davranışlarını ulusal zincirlerden daha yakından tanıma gücüdür.
Bu avantaj veri, doğru KPI’lar, kategori yönetimi, CRM ve operasyonel disiplinle desteklendiğinde güçlü bir rekabet üstünlüğüne dönüşebilir.
Sonuç olarak yerel perakendecilerimizin önümüzdeki dönemde sorması gereken temel soru artık sadece;
“ Ne kadar ciro yaptık ? ” değil “Yaptığımız ciroyu ne kadar verimli ve karlı yönettik?” olmalıdır.
Selim KILIÇ
Perakende Mühendisi


