₺0,00

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

ABD’nin Türk Zeytin Ve Zeytinyağına % 12,5’lik Ek Vergi Türkiye’nin İhracat Ve Perakende Dengelerini Tehdit Ediyor

Tarih

Türkiye’den ABD’ye ihraç edilen zeytin ve zeytinyağı ürünlerine mevcut gümrük vergisine ek olarak yüzde 12,5 oranında tarife uygulanması, sektörde ciddi endişeye yol açtı. Sektör temsilcileri, Türkiye’nin rakiplerine daha düşük oranlar veya muafiyetler tanınmasının haksız rekabet oluşturduğunu ve ABD’ye yönelik ihracatı durma noktasına getirebileceğini belirtiyor.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Başkanı Emre Uygun, hasat dönemi öncesinde tarifede düzeltme yapılmaması hâlinde Türk ihracatçılarının en önemli pazarlarından birini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağını söyledi.

Türkiye’nin küresel zeytin ve zeytinyağı pazarındaki önemli rakiplerinden Tunus’un yeni ek tarifenin dışında tutulduğunu ve yalnızca mevcut taban gümrük vergisine tabi olmaya devam ettiğini belirten Uygun, Avrupa Birliği ürünlerine uygulanan tarifenin de Türkiye’ye getirilen orandan daha düşük olduğuna dikkat çekti.

Uygun, “Türkiye aleyhine oluşan haksız rekabet koşullarının giderilmesi amacıyla girişimlerimizi sürdürüyoruz. Yeni vergi paketindeki en büyük adaletsizlik, Türkiye’nin küresel pazardaki önemli rakiplerine sağlanan ayrıcalıklardır. Bu düzenlemeyle Türkiye, hem üretici hem de tedarikçi ülke olarak en dezavantajlı konuma getirildi. Avrupa Birliği’ne yüzde 10 tarife uygulanırken Türkiye’ye yüzde 12,5 oranında tarife getirilmesi kabul edilemez” dedi.

Ek tarifenin Türk zeytinyağı sektörü üzerindeki ilk etkisinin fiyat rekabetinde ortaya çıkması bekleniyor. Vergi ABD’deki ithalatçı tarafından ödense de oluşan ek maliyetin ihracatçı, ithalatçı ve tüketici arasında paylaşılması söz konusu olacak. Türk ihracatçılar fiyat indirerek bu maliyetin bir bölümünü üstlenirse kâr marjları daralacak; maliyetin satış fiyatına yansıtılması hâlinde ise Türk ürünleri ABD raflarında rakiplerinden daha pahalı hâle gelecek.

Tunus gibi ek tarifeden muaf tutulan ülkelerin elde edeceği fiyat avantajı, ABD’li ithalatçıların tedariklerini Türkiye’den başka ülkelere kaydırmasına neden olabilir. Özellikle rekabetin büyük ölçüde fiyat üzerinden yürüdüğü dökme zeytinyağı, sofralık zeytin ve özel markalı ürün gruplarında sipariş kayıpları daha hızlı yaşanabilir. Katma değerli, coğrafi işaretli ve premium ürünlerin ise tarifeyi fiyatlarına yansıtma imkânı görece daha yüksek olabilir.

EZZİB Başkan Yardımcısı Davut Er de ABD’nin Türk zeytin ve zeytinyağı sektörü açısından en önemli ihracat pazarlarından biri olduğunu vurguladı. Türkiye’nin karşılaştığı yüzde 12,5’lik ek tarifenin sektör için ciddi bir kayıp riski yarattığını söyleyen Er, sorunun çözümü için kamu otoritelerinin hızlı şekilde harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.

ABD’nin yıllık zeytinyağı ithalatının Türkiye’nin toplam üretimine yakın büyüklükte olduğuna işaret eden Er, yeni sezonda güçlü bir rekolte beklendiğini ve bu nedenle ABD pazarının öneminin daha da arttığını söyledi.

Sorunun çözümü amacıyla Ticaret Bakanlığı ve hükümet nezdinde girişimlerde bulunulduğunu belirten Er, “Bakanlık da ihracatçılarla aynı kaygıyı paylaşıyor. Konu, ABD makamları nezdinde yürütülecek temaslarla acilen ele alınmalı; Türkiye aleyhine oluşan tarife farkı kaldırılmalı veya azaltılmalıdır. Siyasi dostluklar ekonomik iş birliğine de yansımalıdır” diye konuştu.

Ek tarifenin güçlü bir hasat dönemine denk gelmesi, sektör üzerindeki baskıyı daha da artırabilir. ABD’ye yapılacak ihracatın azalması durumunda üreticinin ve ihracatçının elindeki stok büyüyebilir. İhracat kanalının daralması, iç piyasadaki ürün arzını artırarak üretici ve toptan satış fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir.

Bu gelişme Türkiye perakende sektörü açısından kısa vadede bazı fırsatlar yaratabilir. İhracata gönderilemeyen ürünlerin iç pazara yönelmesi, marketlerin daha uygun koşullarda tedarik yapmasına, özel markalı ürünlerini artırmasına ve zeytin ile zeytinyağında daha fazla kampanya düzenlemesine imkân sağlayabilir. Artan arz, tüketici fiyatlarındaki yükselişi de belirli ölçüde sınırlayabilir.

Ancak iç piyasada arzın artması, raf fiyatlarının kesin olarak düşeceği anlamına gelmiyor. Döviz kuru, ambalaj, enerji, işçilik, lojistik ve finansman maliyetleri fiyatları belirlemeye devam edecek. Bu nedenle üreticide veya toptan piyasada yaşanabilecek fiyat gerilemesinin tüketiciye aynı oranda yansıması beklenmemeli.

Orta ve uzun vadede ise ihracat gelirlerinin azalması, üretici ve işletmelerin mali yapısını zayıflatabilir. Üreticilerin düşük fiyatlar nedeniyle bakım, gübreleme, sulama ve hasat yatırımlarını azaltması, ilerleyen sezonlarda üretim miktarını ve ürün kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle kısa vadede perakendeci ve tüketici lehine görünen arz fazlası, kalıcı bir avantaja dönüşmeyebilir.

ABD pazarındaki kayıp riski yalnızca mevcut satışların azalmasıyla sınırlı değil. Amerikalı ithalatçıların başka ülkelerle yeni ve kalıcı tedarik ilişkileri kurması, Türk ürünlerinin raf alanını ve dağıtım kanallarını geri kazanmasını zorlaştırabilir. Bu nedenle tarife sorununun diplomatik ve ticari girişimlerle çözülmesinin yanı sıra ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi de önem taşıyor.

Türk zeytin ve zeytinyağı sektörünün Kanada, Brezilya, Japonya, Çin ve Körfez ülkeleri gibi alternatif pazarlardaki varlığını güçlendirmesi; markalı, ambalajlı ve yüksek katma değerli ürünlerin ihracattaki payını artırması gerekiyor. Türkiye’deki perakendecilerin ise üreticilerle uzun vadeli alım anlaşmaları yapması, doğrudan tedarik modellerini geliştirmesi ve yerli markalara daha fazla raf alanı ayırması sektörün iç pazardaki dayanıklılığına katkı sağlayabilir.

Sonuç olarak ABD’nin uygulamaya aldığı yüzde 12,5’lik ek tarife, Türk zeytin ve zeytinyağı sektörünün uluslararası rekabet gücünü zayıflatırken Türkiye’deki üretim, fiyat ve perakende dengelerini de doğrudan etkileyebilecek nitelikte. Kısa vadede iç piyasada arz artışı ve kampanya fırsatları oluşabilecek olsa da ihracat pazarındaki kalıcı kayıplar uzun vadede üretici gelirlerini, yatırımları ve sürdürülebilir üretimi tehdit edebilir.

Paylaş:

Bültene Abone olun

Popüler

Buna Benzer Diğer İçerikler
Daha Fazlası

Türkiye’de Ayçiçeği Üretiminin İl Bazında Görünümü: Konya Yükseliyor, Trakya Liderliğini Koruyor

Türkiye’nin ayçiçeği üretimi ağırlıklı olarak Trakya, İç Anadolu, Çukurova...

Rekabet Kurumu’ndan CarrefourSA Devrine Koşullu Onay: 48 Mağaza Elden Çıkarılacak

Kaynak : Rekabet Kurumu - A101'in CARREFOURSA'yı devralması işlemine...

Tarım Analiz – Salçalık Domateste Fiyat Uyarısı | 4 Ağustos 2026 İrfan Donat

Tarım Analiz - Salçalık Domateste Fiyat Uyarısı | 4...

“Büyümeye değil, değişime cevap veren kazanacak” Happy Center, Yavuz Altun Retail Talks

Kaynak : Bi Sektör https://youtu.be/4DBfGh5q1ls 🎧 Retail Talks’un bu bölümünde, Happy...